Öne Çıkanlar akçakoca gazeteciler cemiyeti zafer akbaş plaj Anadolu otoyolu yalı mahallesi

Bu haber kez okundu.

Akçakoca’da, turizm döneminde hat safhaya ulaşan lağım suyu kaynaklı deniz suyu kirliliği ile ilgi Belediye Başkanı Okan Yanmaz’a bu konuda önlem almaması nedeniyle tepkiler aratarak devam ediyor. Akçakoca’da 1994 – 1999 yılları arasında Belediye Başkanlığı görevinde bulunan Erol Solak, ilçedeki arıtma tesisinin çalıştırılmadığı yönünde kamuoyunda kanının olduğuna dikkat çekti. Önümüzdeki yerel seçimlerde aday olup olmayacağı yönündeki soruya ise Solak,“Şu anda benim Belediye Başkan Aday Adaylığı gibi bir düşüncem yok. Ama vatandaş cephesinde ‘Bir dönem daha yap’ diye söylemler var” diye cevap verdi.

Solak, yerel seçimler öncesinde aday adaylığı için 2 siyasi partinin kendisine teklif götürdüğünü kaydetti.

 “Akçakoca Belediyesini istihdam alanı gibi göremezsiniz”

Akçakoca Belediye Başkanı Okan Yanmaz’ın personel maaşlarını belediyeye ait değerli taşınmazlarını satarak ödediğine dikkat çeken Solak,  “Akçakoca Belediye Başkanı büyük bir heyecanla, ihtilal yaparcasına bir seçim kazandı. Vatandaşın teveccühü bu yöndeydi. Vatandaşlar o seçim döneminde adaylar içerisinde onu uygun gördü. Seçildikten sonra belirli bir çalışmaları oldu. Cumhur İttifakının bir başka birleşeni olan AK Partili başkanın ona 120 milyar borç bıraktı. Bu borç içerisinde çok fazla hareket mekanizmasının daraldığını ve bununla ilgili de belediyenin yerlerini satarak bir katkı yapmaya çalıştı. Yalnız burada benim takdir etmediğim sadece istihdam konusunda, belediyeyi istihdam alanı yapması bence biraz eksik. Bugün ABİTAŞ’a alınan işçi sayısının 500 – 600 olduğu söyleniyor. Millet iş arıyor, işçi arıyor, işçi bulamıyor. Şimdi bu yönetimin şekli bu, vatandaş buna oy vermiş, bizim çok fazla eleştirmemize gerek yok.  Vatandaşımızın mutluluğu ve mutsuzluğu önümüzdeki yerel seçimlerde ortaya koyulacaktır.  Yaptığı çalışmaların bir bölümünü takdir ederken, bir bölümünü de eleştirmek durumundayız. Bu memleketin sahibi, sadece yönetime gelenler değildir. Yönetimin haricindeki insanlarda bu memleketi seven insanlardır, bu durumu böyle değerlendirmek lazım. Belediyenin bütçesinin 3’te biri personel gideridir. Şu anda Akçakoca ilçesinde asıl çalışması gereken işçi sayısı benim hesabıma göre azami 300 kişi olabilir. Ek hizmet alabilir, taşeron firmalardan. Bütçenin 3’te birini cari gider olarak hesaplamanız halinde diğer gelirlerle yatırım yaparsınız. Çünkü öz gelirlerin ve İller Bankası’ndan gelen hisse payların vardır. Bunlar tabii geçmiş dönemdeki borçlara da kesiliyor. Bununla birlikte, satarak, personel maaşlarını ödemeyle bir yere gidemezsin. Yani nereye kadar satacaksın? Satın  - sattın nihayetinde deniz tükendi. Neyi satacaksın? Zaten büyük para eden değerli taşınmazları sattın. Bene orada bütçesini dengelemesi lazım… Eğer bir daha seçilecekse, bir daha gelecekse yani okadar personelle, attığın taş kurbayı ürkütmeyecek. Şunu da söyleyeyim; ben onu 1994 yılında yaşadım, Allah kimseye yaşatmasın, o işçi atımı, işçi kıyımı gibi olaylar insanı psikolojik olarak zora sokuyor. Çünkü adam, düzenini ona göre kuruyor. Yani alan adam sevap kazanıyor, çıkartan adam günah kazanıyor. Onun için dengeli gideceksin, dengeli gitmediğin zaman ilçenin de geleceğini karartmış oluyorsun” diye konuştu.

“Turizm de iyiye gitmiyoruz”

İlçe turizminin iyiye gitmediğini belirten Solak, “Özellikle Akçakoca’da özellikle bayram tatillerinde ve hafta sonları gelen misafirlerimizde yoğunluk var. Tabii bunun sayısını daha da arttırmak için çalışma yapılması lazım. Bu sadece tek başına bir Belediye Başkanın da görevi değil. Tüm sivil toplum örgütleri, halk, Kaymakamlık, Valilik, buradaki tüm siyasi partiler hep beraber hareket etmesi lazım. Yani turizmde çok çok kötü değiliz, ama çok çok da iyiye gitmediğimizi ifade edebilirim. Deniz suyunun kirliliği ile ilgili aşırı derece de spekülasyonlar var. İşte Kaymakamlığın Belediyenin anons siteminden duyduğum kadarıyla denize girmenin tehlikeli ve yasak olduğunu söylüyor. Yani dalgadan dolayı mı yasak, yoksa kirlilikten ötürü mü yasak, orada net bir bilgim yok. Sadece Cuma Namazı çıkışında derenin yanından geçerken baktım ve derenin siyah aktığını gördüm. Ben de bu olayı basından takip ettim, biliyorsunuz bunu yazanı hain olarak ilan ediyorlar, ‘deniz suyu kirli değil’ diyorlar. Acaba hangisi doğru, tabii bunu resmi makamlar bilir, ben bunu bilemem. Tabii şimdi seçim üstü, seçim üstü bu tür söylemlerde çoğalabilir. Bunun doğruluk ve yanlışlık payını ölçmek lazım. Ama arıtmanın doğru dürüst çalıştırılmadığı gibi bir kanı var kamuoyunda” şeklinde konuştu.

“Benim rozetim T.C Akçakoca Belediye Başkanlığıdır”

 ‘Önümüzdeki yerel seçimlerde Akçakoca Belediye Başkanlığına aday adayı olacak mısınız’ sorusuna ise Solak şu şekilde cevap verdi:

“Şu anda benim Belediye Başkan Aday Adaylığı gibi bir düşüncem yok. Ama vatandaş cephesinde ‘Bir dönem daha yap’ diye söylemler var. Şu anda ilçede bir anket çalışması yapıldığını biliyorum. Bu arada bana iki tane parti, partilerinden aday olmamla ilgili teklifte bulundular. Tabii ben hepsini saygıyla karşıladım. Benim için bir parti yok. Ben çok fazla partizanca bir belediye başkanlığı yapmadım. Beni hangi parti Belediye Başkanı yaparsa yapsın, ben çok partizanca bir Belediye Başkanlığı yapmam. Benim rozettim T.C Akçakoca Belediye Başkanıdır. Ama bağlı bulunduğum, temsil ettiğim partinin de onurunu, şerefini , gururunu en yukarıda taşımasını da bilirim. Ama şov yapmak için o parti, bu parti gibi söylemlerden ben çok fazla hoşlanmıyorum. Böyle bir söylem var, ama daha netlik kazanan bir şey yok. AK Parti’den 2014 yılında aday adayı olduğum doğrudur, hala benim AK Parti Üyesi olduğum da doğrudur. Ben AK Parti’yi eleştiren de bir partiliyim, o konuda da bir affım yoktur. Yanlış neyse, onu da söylemek zorundayım”

HABER: Savaş ARI

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.