Öne Çıkanlar kırmızı mikrofon Düzce polis son dakika haberi MHP

Bu haber kez okundu.

AV.  LOKUM YAZDI : HUKUK VE AHLAK
 İlk, orta, lise ve hatta üniversite eğitimi sırasında bir bireyin ülkemizde olan hukuk kuralları hakkında ne kadar eğitim aldığı hepinizin malumudur. Hukuk, herkese lazım olan bir kurallar bütünü iken toplumumuz tarafından bir türlü özümsenememiş ya da devletimiz tarafından özümsetilememiştir. Hala kendi işini kendi görme ve hukuku hiçe sayma toplumumuzda yaygınlığını sürdürmektedir. Bırakın ilköğretim çocuklarını, lise ya da üniversite eğitimi gören öğrencilerimiz bile yaptıkları bir eylemin kendilerine yaratabileceği sorunları bilmemektedir. Tabi ki her detay öğretilemez ancak genel bir ders olarak okutulup çocuklarımızı hayata hazırlayabiliriz.

Hukuk fakültesinde öğrendiğim şu söz her daim aklımdadır. ‘ Bir insanın yumruk sallama özgürlüğü diğer bir kişinin burnuna gelene kadardır.’  Günümüzde cezalar hayli arttırılmıştır. Özellikle gençler basit kavgalar yüzünden hayatlarının geri kalanını etkileyecek cezalar alabilmektedir. Bu nedenle hukukun eğitime yansıtılması, çocuklarımızın gelecekte hukuku özümseyerek düzgün birer vatandaş olmaları için bir zorunluluktur.

Toplumumuzda yaygın olarak görülen hiçbir hukuk kuralını dikkate almama ya da ihlal tutumları ve neticesinde karşılaşılan cezai yaptırımlar sonucu şikâyet etme alışkanlığı bir kara mizah örneğidir. Adalet sisteminin çok yavaş işlemesi vatandaşlarımızı mahkemeler yolu ile hak arama mücadelesinden uzaklaştırmakta ve hukuk dışı yollara başvurulmasına sebep olmaktadır. Aslında bunun çok kolay bir çözümü vardır. Davaları azaltmaya çalışmak, uzlaşma, arabuluculuk gibi kurumlar ve yöntemlerle devletimiz bunu denemektedir. Ancak bir başarı sağlandığı söylenemez. Çözüm keskin ve hızlı olmalıdır. Öncelikle hâkimlerin ve savcıların bakacakları dosya sayısını azaltmak gerekmektedir. Tabi bu genel bir çözüm gerektirir. Hukuku topluma yaygınlaştırma, eğitim ve refah seviyesini yükseltme, ekonomik kalkınma, adli polislik gibi birçok etmeni düzeltmek gerekir. Ancak bunu kısa sürede yapmak imkânsız olduğuna göre acil bir çözüm aramak gerekmektedir. Bu da bence hâkim ve savcı sayısının arttırılmasıdır. Bir seferde yüz bin hâkim savcı alındığını düşünün davaların görülme ve sonuçlanma hızı anında artar. Örneğin Akçakoca’mızda on hâkim, beş savcı olduğunu düşünelim davaların süresi hiç olmasa yarı yarıya düşer; hem hâkimler, savcılar dosyaları az olduğu için daha iyi inceleyip daha adaletli kararlar verirler hem de karar verme süreleri düşer. Unutmayalım ki geciken adalet, adalet değildir.

Tabi Yukarıdaki önerimin yanı sıra elbette tek bir yöntemle çözüm gerçekleşmez. Örneğin diğer kurumlarla entegrasyonun sağlanması yazışmaların hızlandırılması, bürokrasinin azaltılması gibi birçok unsurun bir araya gelmesi zaruridir. Âmâ acil önlem için öncelikle sayı arttırılmalıdır. Tabi şimdi devlet;  bu kadar hakime, savcıya maaş ödeyemez diyenler çıkacaktır. Unutmayalım bir ülkede üç şeyden feragat edilemez. Bunlar eğitim, sağlık ve adalettir. Bu üç unsurun iyi işlemesi ülkedeki hemen hemen tüm sorunların kökten çözümüne olanak sağlar.

Bir de şu konuya değinmek istiyorum. Kadınlarımıza ve çocuklarımıza yönelik şiddet son günlerde kaygı verici boyutlara ulaşmış bulunmaktadır. Eskiden yok muydu? Tabi ki vardır. Sadece biz fazla duymuyorduk ama günümüzde daha da arttığı da ortadadır.  Peki, vatandaşlarının %99’ unun Müslüman olduğu ülkemizde ve dinimizde kadına ve çocuklara verilen önem ortadayken nerden çıktı bu şerefsizler ve sapıklar? Eskiden ahlak ve namusumuzla övünürken ne oldu da bu duruma geldik? Tabi birçok etmeni olduğu kesin ancak benim fikrimce eğitimde ve dinde düşen öğretim kalitesi başlıca nedendir. Eğitimden başlarsak günümüzde eğitim seviyemizin bulunduğu durum ortadadır. Bu konuda bir şey demeye gerek görmüyorum ancak din konusunda birkaç lafım olacak. Hepimiz Müslüman olduğumuza göre birinci vazifemiz, dinimizin kutsal kitabını okumaktır. Peki, kaçımız okumuştur sizce ya da daha önemlisi kaçımız okuyup anlamaya çalışmışızdır? Şimdi kendinize bir sorun. Namazda en çok okunan sure olan Fatiha’nın anlamını Türkiye’de kaç kişi bilmektedir? Kutsal kitabımız olan Kuran’ın bize ne öğütlediğini kaç kişi biliyor? Ben size söyleyeyim. Büyük çoğunluğun bilmediği garantidir. Oradan buradan duyduğumuz yalan yanlış sözlere inanarak güzel dinimizi mahvediyoruz. Lütfen dinimizin birinci emrini yerine getirelim, okuyalım ama ne dediğini anlayarak okuyalım. Bakın göreceksiniz bu sapıklar ve şerefsizler birden ortadan kaybolacak.

Tabi ki düzgün bir din eğitimi tüm sorunları çözecek değildir. Başka birçok etmenle birlikte olmalıdır. Ancak en azından büyük oranda katkı sağlayacağı kesindir. Kadınlarımızın toplumda daha saygın bir yeri olması için öncelikle eğitimin yükseltilmesi gerektiği aşikârdır. Kadınları toplumdan soyutlayarak bu sorunu çözmek imkânsızdır. Yok, pembe otobüsler, yok kadınlar ayrı otursunlar, yok kadınlar sokağa çıkmasın sözleriyle bu iş çözülmez. Hepimizin annesi kardeşi veya kız çocuğu var lütfen onlara sahip çıkalım ve bu sapıklara prim vermeyelim, onların özgürlüklerine sahip çıkalım. Konuya devlet yönünden yaklaşırsak on üç yaşındaki kıza tecavüz eden sapığa iyi hal indirimi nedir, bu nasıl zihniyettir, bu nasıl hukuktur? Cezaların acil arttırılması ve bu şerefsizlerin bir daha çıkmamak üzere zindanlara atılması gerekmektedir. Tabi ki idam konusu hemen aklınıza gelecektir. Ancak şu unutulmamalıdır. İdam dönüşü olmayan bir cezadır. Dünya yıllar sonra suçsuzluğu ispat olunan kişilerle doludur. Bakın bunu bir hukukçu olarak söylüyorum çünkü unutmayın hukuk suçluların haklarını değil, öncelikle mağdurların haklarını savunmak için var olmalıdır. Suçlu hakları ondan sonra gelmelidir. Kazandığımız güzellikleri cehalete bırakma lüksümüz yok…

                                                           AV. BEHÇET ALKAN LOKUM

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.